Tabi ki kardeşim… evet evet evet… mutlu olursun hem de hiç olmadığın kadar
Üzerindeki baskı kalkar. Hayatın boyunca yapacağın mesleği seçersin…
Sana hayatınla ilgili fikrin sorulur.
Büyüyünce ne olmak istersin sorusunun belki de tam karşılığı TUSla verilebilir.
Karizmatik cerrahi branşlar mı? Rahat edebileceğin temel tıp mı? Araştırmalar yapıp kendini hastalarına adayabileceğin dahili bilimler mi?
Artık emekli olana kadar ne doktoru olacaksan onun sana sorulduğu sınavdır TUS… ve belki de başka hiçbir zaman sana fikrin sorulmayacaktır hayatta…

Üniversitelerde asistan olmak birçok kişi için maddi açıdan getirdiği zorluklarla beraber aynı zamanda sıkıcıdır. Nedense herkes kötülemiştir bu işi… Herkes “şimdiki aklım olsa hiç bu yola girmem” demiştir.
Belki de hayatının en zevkli zamanlarını geçirdiği asistanlık yılları için gereken değerli cümleleri kurmamış ve kuramamıştır kimse.
Birçokları da okul ve ders hayatından yorulmuştur. Tıp fakültesine giren her yüz öğrenciden 35’i gibi okulu uzatmıştır belki de sene tekrarı yapmıştır.
Genellikle kendine takan bir hoca tarafından staj tekrar ettirilmiştir. Sonunda derslerden yorulmuş bitap düşmüş ve hayatının en önemli sınavı olan TUS’u zorunlu görmediği için es geçmiştir
Yeni moda TUS’ u dışlama cümlelerinden biri de rakiplerin zorluğudur. Alttan gelen 5.sınıflar her derse girmiştir. Ve 4 yıllık mezunun gözü korkmuştur. Bu yaştan sonra ders mi çalışacağım deyip kendini sosyal hobilere adamıştır.
Sonuç da aile hekimliğinin cazibesi büyüktür ve hayatını paslamış hatta dışarı şutlamıştır
belki evlilik araba ev derken borçlandınız ve tabi ki cüzi olan asistanlık maaşından korkuyorsunuz… belki de daha İngilizceyi bile geçemediniz bu saatten sonra hedefler zor…
hayaller ve gerçekler dediniz… gerçekçi olmak lazım bu yaş da zor dediniz… okulu bile zar zor bitirdim TUS benim için hayal dediniz… sonuç da vazgeçtiniz ve yenildiniz.
Doğruyu bulmak bizler için zor. Ama doğru yolu bulmak aslında dilimizin ucunda.
“Ben başarmak istiyorum” cümlesi doğru yolun ilk adımı olacak.
Yolun sonundaki doğruya, iyiye, güzele ulaşamasak da bu yola girmek ve emek vermek aslında en büyük ERDEM değil midir?


Dr. Özkan Yükselmiş